loader image
doğa-savaşçıları-reppatch

Bilinçlen, bilinçlendir:

doğa-savaşçıları-reppatch

Doğanın Sessiz Çığlıklarını Duyan Doğa Savaşçıları

nature-warriors-ai-and-reppatch

Bir zamanlar, rüzgârın ninniler söylediği, kuşların kahkaha attığı, ağaçların birbirine sarıldığı bir orman vardı. Her sabah güneş, altın ışıklarını yapraklara serper, geceleri ise ay ışığı su birikintilerinde dans ederdi. Ormanın en büyük mutluluğu yağmurlardı. Yağmur geldiğinde, ağaçlar köklerinden su içer, toprak derin bir nefes alır, nehirler coşkuyla kıvrılırdı.

Ama zamanla bir şeyler değişti. Gökyüzü hâlâ maviydi, bulutlar hâlâ süzülüyordu ama yağmurlar giderek seyrekleşti. Sanki gökyüzü bu ormanı unutmuştu. İlk başta, ağaçlar bunu önemsemedi. Belki bulutlar bir süre uzaklaşmıştı. Ama haftalar geçti, aylar geçti, ve hala o tatlı, canlandırıcı yağmur damlaları gelmedi.

Ağaçlar susuz kaldıkça, yaprakları soldu, kökleri toprakta su bulamaz oldu. Önceden yumuşak olan toprak çatladı, eski ferahlatıcı kokusunu kaybetti. Rüzgâr geçtiğinde artık yapraklar neşeyle fısıldaşmıyordu. Sadece kuru dalların hışırtısı duyuluyordu.

Sonra bir gün, çok küçük bir kıvılcım düştü. Bir zamanlar, ormanın nemli kolları bu kıvılcımı kucaklar, yağmur toprağı serinletir, her şey olduğu gibi kalırdı. Ama bu sefer, kıvılcım bir anda kuru yaprakları tutuşturdu. Önce ufacık bir parıltıydı, ama o kadar uzun zamandır susuzdu ki orman, kıvılcım hızla büyüdü.

Bir anda alevler dans etmeye başladı. Önce sadece birkaç dal yandı, sonra bütün ağaçları saran turuncu bir ejderhaya dönüştü. Ağaçlar sessizce ağladı, hayvanlar korkuyla kaçtı, gökyüzü gri bir perdeyle kaplandı.

Ve orman, en çok sevdiği şeyi—yağmuru—geri çağırdı.

Ama yağmur onu duymuyordu. Çünkü Dünya’nın her köşesinde başka ormanlar da aynı çığlığı atıyordu. Başka topraklar da susuyordu. Nehirler kuruyor, göller çekiliyor, rüzgâr bile eskisi gibi serin esmiyordu.

Ama her savaşın bir umudu vardır.

Çünkü yağmurlar yalnızca gökyüzünden doğmaz. Yağmurlar, insanların kalplerinden de doğar. Eğer ağaç dikersek, toprağı korursak, rüzgârı zehirlemek yerine temizlersek, belki ormanlar yeniden nefes alabilir.

Ve bir gün, kayıp yağmurlar yollarını tekrar bulur.

O zaman ağaçlar yine dans eder, yapraklar yeniden fısıldaşır, rüzgâr yine şarkısını söyler.

Ve biz, doğanın sessiz çığlıklarını duyanlar, Dünya’nın tekrar şarkı söylemesini sağlayabiliriz.

Bu hikaye, yapay zeka ile birlikte yazıldı ve küresel ısınma üzerine düşündürmeyi amaçlıyor. 

Reppatch
Uzman araştırmacı sosyoloğumuz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ‘Sürdürülebilir Davranış Analizi’ araştırmamıza katılıp, kitlelere rehber olacak bu çalışmaya destek olmak ister misin?

İlgini çekebilecek diğer yazılar: